1. HAZIRLIK SÜRECİ

Tiyatro Sanatçısı gönüllümüz Sibel NANÇİN yönetimde, önceki yıl çalışmalarına başladığımız her geçen gün korkutucu boyutta artan uyuşturucu konusunu içeren “GENÇLİK ÇIKMAZI” adlı oyunumuzun hazırlıklarını tamamladık. Gönüllü dostlarımızın ve ailelerin katılacağı  gala gecesini mahallemizdeki Özel Sezin Okulu’nun Gösteri Salonu’nun da gerçekleştirmek istedik. Her etkinlik programımızı yaparken yaşadığımız mekan sorunu ile gene karşılaştık. Etkinliklerimize mahalle halkımızın kolay katılımı ve yerel olmasındaki ısrarcılığımız ile  şehir merkezinde sahip olduğumuz olanaklara karşın  mahalle içinde gerçekleştirmedeki çözümleri zorluyoruz.

Gençlerimizin hazırladıkları oyunun sergilenmemesi bizleri çok rahatsız ediyordu. Bu kadar emek ve zaman harcanan bir çalışmanın mutlaka sonuçlandırılması gerekiyordu. Yoksa gençlere vermek istediğimiz disiplin ve değerlerin bir anlamı kalmayacaktı. Bu nedenle aralarında şehir dışında okuyanların ve ayrı liselere gidenlerin olduğu grubumuzu toplayarak bir toplantı gerçekleştirdik. Her ne koşulda olursa olsun başladığımız bir çalışmayı sonuçlandırmamız gerektiğinin önemini anlatarak ortak bir program yaptık.

Üyemiz Ünal BELLEK Özel Sezin Okulu yetkilileriyle yaptığı görüşmede ricası kırılmayarak 4 Şubat tarihinde salon kullanımı için izin aldı. Okul yetkililerine ve görevlilerine hazırlık sürecinde gösterdikleri konukseverlikleri için bir kez daha teşekkür ediyoruz.

Provalara İstanbul İnşaat’ın dernek çalışmaları için ayırdığı Gönüllü Odası’nda başladık. Uzun yaz tatilinin ardından yaptığımız ilk provada gençlerimizin durumu bizleri çok ürküttü. Hemen hepsi her şeyi unutmuş gibilerdi. Onları yeniden havaya sokmak için hep birlikte seferber olduk. Her gün yemek molalarımızda iki velimizin hazırladığı yiyecekler yenilerek tatlı sohbetler yapılarak eğlenildi.

Son haftalarda sahne provaları için mekân arayışımızda Çamlık İlköğretim Okulunun Salonu aklımıza geldi. Müdür Bey ile yaptığımız görüşme sonucu salonu kullanımımıza açamayacağını bildirdi. (Kaymakam Bey’in izni ile salonu kullanabilirdik.)Ama okul yönetiminin mahalle  gençlerinin gönüllü çalışmalarına duyarlı yaklaşımını görmek bizler için anlamlıydı.) 

Daha sonra Sancaktepe Belediyesi’ne ait Genco ERKAL Kültür Merkezi’nin olduğunu öğrendik. Tiyatro Hocamızın aracılığıyla Yazı İşleri Müdürü Faik AKYOL Bey ile  yaptığımız görüşmede ricamız üzerine tüm içtenliğiyle salonu kullanabilmemiz için gereğini yaptı.

2. NARKOTİK ŞUBE:

İstanbul Narkotik Şube  Müdürlüğü’ne yaptığımız davet ile Müdür Bey oyun yazarı olan Serkan Bey’i  bizleri daha yakından tanıması ve oyun hakkında bilgi edinmesi için görevlendirildi. Serkan Bey ile yaptığımız telefon görüşmesi sonucu aynı gün mekânımızda buluşarak tanıştık. Derneğimizi ve çalışmalarımızı paylaşarak kendisine oyun hakkında bilgi verdik. Oyunumuz Sibel Hocamız ve arkadaşları tarafından 14 yıl önce narkotik şube ve uzmanlar pedagog ve psikologlar tarafından değerlendirilerek okullarda oynandığı için Narkotik Şube ile görüşme gereği duymamıştık. Ama önceki yıl değişen yeni yasalar gereği onaylarını almamız gerektiğini öğrendik. Onlar da iyi niyetimize inanarak tüm içtenlikleriyle provalarımızı izleyerek yeni yasalar gereği uyarılarını yaparak önerilerini sundular. Bunları dikkate alarak birlikte bazı küçük düzenlemeler yaptık. Serkan Bey son provamızı seyretmeye geldiğinde ekibimizi kutlayarak bizlerle oyun hakkındaki düşüncelerini paylaştı. Bu oyunun mahalle içinde kalmaması gerektiğini, verdikleri konferanslarla bütünleştirebileceklerini ve büyük merkezlerde sergilenerek daha çok kişiye ulaşması gerektiğini söyleyerek bizleri onurlandırdı. Serkan Bey etkinlik tarihinde yurt dışında olacağından aramızda olamayacağına çok üzülerek dönüşünde mutlaka ortak çalışmalar yapacağımızı söyledi. Narkotik Şubenin hazırladığı, dağıtılması için konu ile ilgili afiş ve broşür desteği verdi. Ekip olarak kendisiyle içtenlikle yapıcı bir çalışma gerçekleştirdik. Oyunumuzun senaryosu onaylandı.

3. DEKOR VE KOSTÜM HAZIRLIKLARI

Özel Sezin Okulu’nda son üç günümüzü dekor, kostüm ve teknik prova hazırlığına ayırdık.

Dekor hazırlığımızı Hocamız ve sahne dekorcusu Emin ÖZBEY dostumuzla birlikte tasarlayarak malzeme listesi çıkarttık. Gürel Kereste’den temin ettiğimiz malzemelerle oluşturduğumuz panolara Anadolu Antik işçilik desteği verdi. Daha sonra çocuklarımızla birlikte atölye haline dönüştürdüğümüz Gönüllü Sınıfı’nda panolar kâğıt kaplanarak boyandı. İstanbul İnşaat’ın nakliye desteğiyle malzemeler gösteri alanına taşınarak sahne düzeni kuruldu. Handan ALTIPARMAK  ve Canan OĞUZ dekor ve kostüm aksesuarlarını temin etti.

Kostüm ve dekor hazırlığımızda her zaman olduğu gibi mahalle terzimiz Haşmet Bey ve eşi heyecan ve telaşımızı paylaşarak emekleriyle destek oldular.

Dekor ve kostümlerin hazır olduğu provaları dostumuz ışık ve ses uzmanı  Erdem ÇINAR tecrübesiyle renklendi. Okulun teknik sorumlusu Salih Bey güler yüzüyle tüm içtenliğiyle heycanımızı paylaşarak  işlerimizi kolaylaştırmak için her türlü kolaylığı sağladı.

Bilgisayar programcısı dostumuz Aydın TOPÇU elimizde bulunan, gözden geçirdiğimiz flimlerden vermek istediğimiz mesajları içeren kısa bir sinevizyon hazırladı.

Oyun günü son hazırlıklar toparladığında yakındaki bir pastanede yemek molası vererek dinlendik. Tatlı sohbetlerle heyecanımızı yatıştırmaya çalıştık. Hepimizin, özellikle gençlerimiz için çok özel unutamayacakları anılar oluştu.

Oyun saati yaklaştığında Kırık Makas Saç Tasarım iki elemanını çocuklara saç ve makyajlarının yapımı için gönderdi. Hazırlık olanaklarımız  profosyonel tiyatro gruplarının sahip olduğu olanakların çok üstündeydi.

Okulun Teknik sorumlusu Salih arkadaşımızın işimizi kolaylaştırıcı destekleri için buradan tekrar teşekkürlerimizi iletiyoruz.

Oyun saati yaklaştığında konuklarımız gelmeye başladı. Oyunu  Bölgemizde yaşayan Milletvekilimiz Önay ALPAGO, Çekmeköy Kaymakamı Mehmet ASLAN ve Eşi, Ümraniye Milli Eğitim Müdürü İlyas TEKİN, Onur Üyeniz Hüseyin SİPAHİ ve Eşi, ÇEKSİAD yönetim Kurulu ve üyeleri eşleriyle, Lokman Hekim Sağlık Vakfı Bşk.Yrd. Mukadder DOĞANAY, 118 E Lions Yönetim Çevresi Federasyonu  üyesi ve Ulu Önderin Öğrencileri Derneği Başkanı, Ümraniye ADD Başkanı Ali ÖZTÜRK, CHP Gençlik Grubu üyeleri gönüllülerimiz, velilerimiz ve dostlarımızla birlikte yaklaşık 300 kişi izledi.

  Sahne  saati geldiğinde  salon dolmuş, kuliste heyecanlar doruğa çıkmıştı. Program Derneğimizin 2007-2008 dönem çalışmalarını içeren slayt gösterisiyle başladı. Tüm konuklarımız yıl içerisinde olanakları ölçüsünde bizlerle paylaştıkları çalışmalarda kendilerini görünce gönüllü olmanın gururunu yaşadılar.

  Daha sonra oyun başladı. Çocuklar ve teknik ekibimizin muhteşem uyumu ile harika bir gösteri gerçekleşti. Oyun sonrası Hocamız Sibel NANÇİN sahneye gelerek çocuklarımızı kutladı.  Derneğimizle tanışmasını ve bu güne kadar birlikte yaptığı çalışmalardan duyduğu mutluluğu içeren konuşmasını herkesin gönüllü olmanın gururunu yaşama şansı dileyerek tamamladı.

SİBEL NANÇİN (Oyuncu/Yönetmen)

Ben şimdi size oyunda görev alan tüm öğrencilerimizi tek tek tanıtmak istiyorum. Önce enerji bakanlarımız olarak üçü bize asistanlık yaptılar ve bizimle dans ettiler. Bazen bizi üzdüler ama olsun. Mayıs OĞUZ, Selcan ŞENGEZER, Gurur AYVERDİ

Ve oyuncularımız  Aykut ÖNALAN, Gizem  ……………………………………………………………..

Şimdi ben sizlere bir şeyler söylemek istiyorum ama  o kadar heyecanlandım ki anlatamam. Ben normalde 15 yıllık oyuncuyum. Bir sürü yerde sahneye çıktım. On, on beş bin kişinin karşısında oynadım. Ama hiçbirinde şimdiki gibi heyecanlanmadım.

Öncelikle Sizinle  sevdiğim bir şiiri paylaşmak istiyorum.

“Tüm kimsesiz çocuklara ve hayvanlara baktım.

Yurtlarda, barınaklarda, sokaklarda,

İnsan toplumunun dışladıkları onlar.

Gözlerinde sevgiyi ve umudu gördüm.

Korkuyu ve çekinmeyi, üzülmeyi ve ihaneti

Ve tamam dedim.

Allahım neden bu kadar kötü yapıyorsun her şeyi?

Allah durdu ve sonra cevap verdi.

Ben iyi bir şeyde yaptım dedi.

Ne diye bakınca?

Seni yarattım dedi.”     

Ben şöyle düşünüyorum. Allah ol derse zaten her şey olur. Aksini düşünmek mümkün değil. Şu anda dünyada  her şey çok kötü gidiyor. Allah buna izin veriyor. Çünkü bizim aklımızı ve vicdanımızı kullanmamızı istiyor. Sadece kendimiz için kullanmamızı istiyor. Ben aklımı ve vicdanımı bu yolda kullanmaya karar verdim.

Çok ilginç ben anne değilim . Hep şöyle  denir ya Allah herkesi çocuk sahibi etsin.

Bu  bana çok özel bir laf gibi gelmiyor. Her sağlıklı insanın çocuğu olur zaten.

Dileğim Allah her sağlıklı insana gönüllü bir şeyler yapmayı nasip etsin.

Yani şu anda yaşadığım duygularımı gerçekten anlatamam. Biraz önce seyrettiğimiz Antalya’daki  çocuğun görüntüleri bana geldiğinde arkadaşlarıma gönderdim ve hadi bir şeyler yapalım dedim.  (Ben her zaman çevreme karşı duyarlı birisiyimdir. Hayvan severimdir. Sokakta hasta, yavru bir hayvan görsem üzülür sorumluluğunu duyar alır bakarım. )

Böyle çağrılarım olduğunda arkadaşlarım hep bana aman Sibel, “ya bu çarkın dişlilerinden birisi olursun ya da bu çarkın dişlilerinin arasında ezilirsin” gibi laflar söylerler.

Ben de onlara  şöyle söylüyorum. 

“Ben o çarkın dişlilerinden olamayacak kadar hassas ve duygusalım. Ama o çarkın dişlilerinde ezilmeyecek kadar da sağlamın.”

Ve gerçekten her kesin bunu demesini istiyorum. Bunu gerçekleştirdiğimizde ne uyuşturucu olur, ne ağam paşam durumu olur, ne sokaklarda  çocuklar olur, ne de tinerden ölür. vs.vs.

Şimdi burada emeği geçenlere teşekkür etmek istiyorum.

Öncelikle benim sanatçı bir arkadaşım var oda benim gibi şansız. Çünkü bu ülkede sanat yapmak çok zor. Ben tiyatro oyuncusuyum. Bizlerin sigortası yok, yol parası yok, maaşı yok.  Yıl 12 ay ve bizler 7 ay çalışabiliyoruz. 15 yıldır bu işi yapıyorum. Oyun oynadığımız günler para alıyoruz. Yani bunları şunun için anlatıyorum. Gönüllü olmak için zengin olmaya gerek yok.  Ben buraya günde iki otobüs değiştirerek gelerek bu hazzı yaşadım.

Seramik sanatçısı Saliha KARTAL burada mı bilmiyorum. Ona Beni Çekmeköy Gönüllüleri ile buluşturduğu için teşekkür ediyorum. O da aynı zorlukları yaşayan sanatın başka dalıyla ilgilenen bir sanatçı arkadaşımız.

Sonra tabi ki Canan OĞUZ’ a çok teşekkür ediyorum. Benim gördüğüm kadarıyla Çekmeköy’de iki ayrı yaşam var. Bir tarafta yüksek duvarlarla çevrili siteler içerisinde son derece lüks bir yaşam, diğer tarafta mahalle ekmek bulabilirse yiyebilen, ya da biraz daha fazlası olan yoksulluk içerisinde mücadele edilen bir yaşam. İşte Canan OĞUZ kendi adına bence tek başına bu açığı kapatmaya çalışıyor. Ona çok teşekkür ediyorum.

Burada tabi ki en önemlisi kendi anneme babama beni doğurdukları için teşekkür ediyorum.

Son olarak hepsinden  önemlisi her gün öğretmenim diye peşimde koştukları halde bana her gün yeni bir şey öğreten, varlığımı anlamlandıran çocuklarıma çok teşekkür ediyor onları çok seviyorum.

Sağolun…

Canan OĞUZ (ÇGD Yönetim Kurulu Başkanı)

Öncelikle bu geceyi bizlerle paylaşarak bizleri ve gençlerimizi onurlandırdığınız için hepinize teşekkür ediyorum.

Çocuklarımızı seyrederken onlardan fazla heyecanlandığımı söylemeliyim. Yoğun ve sabırlı prova sürecimizin ardından beklediğimizin çok üstünde bir performans gösterdiler. Onları tebrik ediyor ve  ne kadar doğru bir işe kalkıştığımızı bir kez daha hep birlikte  görüyoruz..

Ayrıca Sibel Hocamız sağlık sorunları olmasına rağmen büyük bir fedakarlıkla yoğun programı içerisinde her bulduğu fırsatta heyecan ve arzuyla Çekmeköy’e gelerek bizlerle birlikte oldu. Yaklaşık iki yıla yakın bir süredir çocuklarımıza emek verdi. Çocuklarımızla sevgi ve tatlı sohbetler içerisinde verdiği eğitimlerle onlara çok şey kazandırdı. Herkese örnek olacak duyarlı, sabırlı ve istikrarlı çalışmasından dolayı onu kutluyor teşekkür ediyoruz.

Bu akşam sergilediğimiz oyunu Hocamız on dört sene önce üniversitede öğrencilik döneminde arkadaşlarıyla oynamışlardı. Bu gün artık hayatta olmayan Türkiye’nin ilk kadın meddahı ve oyun yazarı olan sanatçı dostumuz Perizat AYDOĞDU’yu sevgi ve saygıyla anarken, toplumda uyuşturucu alışkanlığı gibi her geçen gün hızla artarak yaygınlaşan önemli bir sorunu ele aldığı oyununu sergileyerek gençler ve ailelere sevginin önemini iletmek istedik.

Oyunun hazırlanmasına emeği geçen tüm dostlarımıza ve yasalara uygun son rötuşları yapmamızda bizlere destek veren İstanbul Narkotik Şube Müdürü Tufan ERGÜDER ve Şube Görevlisi ve TÜBİM yetkilisi Serkan arkadaşımıza teşekkürlerimizi iletiyoruz.

Çekmeköy Gönüllüleri olarak kuruluşumuzdan bu güne Çekmeköy’ün kente uyum sürecinde kentli bireyler yetişmesini hedeflediğimiz içinde büyük bir emek ve dayanışma barındıran proje çalışmalarımızda sanat olmazsa olmazlarımızdandı.

Etkinliklerimizi olanaklarımız el verdiğince mahalle sınırlarımız havalar izin verdiği sürece sokakta yaparak site ve mahallede yaşayanları kaynaştırmaya özen gösterdik. 

Bu nedenle çocuklarımızı, gençlerimizi ve kadınlarımızı sanatsal etkinliklerin aktörü yaparak sanatın toplum hayatındaki kaynaştırıcı ve yapıcı birçok etkisini hissetmelerini göstermeye çalıştık.

Bildiğiniz gibi yoğun bir iş yaşamı olan hayatımızın yanında sergiler, tiyatro ve sinema gezileri, gösterileri, şenlikler, konserler, atölye çalışmaları gibi birçok etkinliklerimizi birlikte paylaşarak kaynaştığımızı görüyor ve aidiyetlik duygularımızın geliştiğini fark ediyoruz.

Mahalle gençlerimiz buradan çok itinalı ve disiplinli bir çalışmayla sergilendikleri bu oyunla hepimize önemli mesajlar verdiler.

Bu çalışma hazırlıkları için olanaklarını, tecrübelerini paylaşan ve emeklerini koyan tüm gönüllü dostlarımızla gurur duyuyor onlara teşekkür ediyoruz.

Bu akşam çok değerli dostumuz eski kaymakamımız bu gün Osmaniye Valisi olan Zübeyir KEMELEK Bey’i saygıyla anmak istiyorum. Derneğimizin ilk kurulduğu yıl kendisiyle tanıştığımızda bizim hayallerimizi görerek heyecanlarımızı paylaşmıştı. Sık sık telefon görüşmelerimizle karşılıklı çalışmalarımızı paylaşıyoruz. Kendiside orada çok güzel şeyler yapıyor. Onunla gurur duyuyoruz. Bu akşam bu anı birlikte paylaşmayı çok istememize rağmen mümkün olmadı. Kendisine sevgiyle selamlarımızı gönderiyoruz.

Son olarak “Tiyatronun yaygın olduğu bir ülkede kötülükler, çirkinlikler, yanlışlıklar sürüp gitmediğine” olan inancımızı belirtirken en kısa zamanda yetkililerimizden bölgemizde güzel bir gösteri merkezine kavuşmasını diliyoruz.

Mehmet ASLAN (Çekmeköy Kaymakamı)

Daha bir şey söylemeden ben geleyim. Çünkü ben çok duygulandım ve bilmiyorum ne diyecektim.

Konu hassas, konu güzel,  konu aslında gerçek, bir sıkıntı daha olamadan dile geldiği için bu sıkıntıyı dile getirdikleri için teşekkür ederim.

Ve diyorum ki kıt mal kıymetli olur. Sizler kıtsınız, azsınız ve bizler için kıymetlisiniz. Bundan sonra bizimle beraber olacaksınız yalnız değilsiniz. Bundan sonra Çekmeköy’de Gönüllülerle gönül birliği olacak bundan emin olabilirsiniz. Gıyabınızda Halk Eğitime talimat verdim.  Dedim ki biz ilk kaymakam olduğumuzda su eksikliği, elektrik, yol sorunlarına bakardık. Burada böyle bir eksiğimiz yok. Artık anakent deyiz eksiğimiz sıkıntılarımız biraz önce seyrettiklerimiz. Onun için bu sıkıntıları da daha olmadan eğer bataklığı kurutma çabasına girerseniz ki buna niyet etmişsiniz bende gönüllüyüm, buradayım,  yanınızdayım. Ve bu niyetin ortağıyım diyorum. Bunun için bundan sonra sosyal hizmetler açısından, sosyal çaba içinde bu tip bir çalışmanın içinde olacağız ve beraberde diyeceğiz ki bundan sonra sokak çocuğumuz olmasın, bağımlı çocuğumuz olmasın, herkes emeklimiz kendisini yalnız hissetmesin. Çocuklarımız tatmin olsun terapi olsun, çocuk gibi olsun insan olsun. Onun için bundan sonraki çalışmalarda bundan sonraki çalışmalarda böyle güzel şeyler gördüğümüzde duygulanmamak mümkün değil. Her zaman yanınızda olacağıma söz veriyorum. Bu yalnız Mehmet ASLAN olarak değil, kaymakam olarak değil, kurumlarımızla olacağız. Yalnız değilsiniz devletin kaymakamı olarak ta yanınızdayım diyorum.

Bundan sonra dört belediye başkanlığından tek belediye başkanlığına düşüyoruz. O zaman Halk Eğitimi, Sosyal Hizmetleri de buraya çekeceğiz ve o zaman diyeceğiz ki kıt olmayacaksınız,  ucuz olacaksınız, çok olacaksınız. Ama istiyoruz ki çok olalım ucuz olalım ve bu memlekette var olalım. ………..

Şima SUNDER (İstanbul Valiliği STK Kurul Üyesi/ 118 Lions / Ulu Önderin Öğrencileri Derneği Başkanı )

Değerli dostlar, Canan arkadaşımız bizim için çok değerli. Ben Sivil Toplum Kuruluşları  adına buradayım. Kendisi sadece Çekmeköy’de değil İstanbul’da Valimizin onayıyla başlatılmış olan Ulusal Eğitime Destek Projesiyle başlayan ve bu gün hala devam eden İl Yürütme Kurulu üyesidir ve son derece güzel başarılı ve yaratıcı bir insandır. Bizim aramızda çok önemli çalışmalara öncü olmaktadır. Bu hafta ve geçen aydan beri biz 2010 İstanbul Avrupa Kültür Başkenti eğitim projeleri için birlikte oluyoruz. Ve kendisi bizlere inanılmaz projelerle destek oluyor. Hem büyük teşekkürlerimizi getirdim. Hem Kaymakam beyi burada görmek ve bu beraberliği sizlerle paylaşmak istedim.

Ben ayrıca Ulu Önderin Öğrencileri Derneği Başkanıyım. Derneğimizde bu kurulun içerisinde. Küçük bir rozetimiz var. Atatürk Öğretmeni rozetini kendisine vermek istiyorum. Çağdaş eğitim ve anlayış yöntemleriyle en güzel noktalara getiren herkes  Atatürk öğretmenidir kanımca. Bizde çağdaş ülkeler arasındaki en güzel yerimizi işte Canan Hanım gibi kişilerle bulacağımıza inanıyorum. Buna destek veren herkese bende teşekkür ediyorum.

Hüseyin Avni SİPAHİ (Onur Üyesi/Taşdelen Belediye Başkanı)

…………………….çok teşekkür ediyorum.……………………Bu gün burada bizimle birlikte bu sahneyi paylaşan değerli Çekmeköy’lüler ve değerli misafirlerimiz,  Çekmeköy Gönüllüleri Derneği Başkanı Canan OĞUZ ve değerli yöneticileri,  bende eşimle birlikte bu gün bu sahneyi sizlerle paylaşmaktan büyük şeref duydum. Hepinize saygılar sunuyorum.

Öncelikle ben Taşdelen Belediye Başkanı olarak Sevgili Canan Hanım’la karşılaştığımda çok heyecan duydum. Ve sivil toplum örgütlerinin olması gereken yerin çok önünde olduğunu gördüm. Ve zaman zaman onların küçük mütevazı olan dernek merkezine geldim.

Orada değerli yöneticileriyle Çekmeköy’de yaşayan çocukların ailelerin ve onların gençlerin gelecekleriyle ilgili proje ürettiklerini gördükçe çok büyük memnuniyet ve mutluluk duydum. Huzurlarınızda onlara çok teşekkür ediyorum saygılar duyuyorum. Çalışmalarının devamını diliyorum.

Orada şunu gördüm. Minicik küçük gönülleri dernekleri gibi çok büyük gönüller haline getirmek için onlara abla olarak, aile bireyleri olarak, çağdaş yaşamın gerekleri olarak her şeyi vermeye çalıştılar.

Aynı zamanda Gönüllü Derneğinde olanlar her biri anne, iş kadını ve aynı zamanda gönüllüydüler. Size ne kadar teşekkür etsek azdır. Onun için çok teşekkür ediyorum.

Bu gün, bu oyunun sahnelenmesine baktığımızda sevgili genç kardeşlerimi gerçekten kutluyorum. Profosyonel bir oyuncu gibi sahnelediler. Her ne kadar oyun aynı zamanda ibret ve travmayı temsil ediyorsa da çok anlamlıydı. Özellikle ailelerinizde teşekkür ediyorum. Bu sahnede sizlerin yer almasına müsaade ettikleri için onlara da teşekkür ediyorum. Çok önemliydi.

Değerli tiyatro öğretmenimize de teşekkür ediyorum. Dışarıda da konuştuk……………………………………………….. Bu oyundan dolayı sizi kutluyorum. Sizin burada olmanızdan bizler şeref duyduk.

Aslında burada sadece madde bağımlılığın dışında; eroin gibi, kokain gibi, bali gibi, tiner gibinin dışında o genç arkadaşımın Antalya’da feryat ettiği başka bir şey de var zaten. 

Onun için burada bulunan Sivil Toplum Örgütlerinin ve biz yöneticilerin, devletin, hükümetlerin bununla baş edemediği yıllarca mücadele ettiği başka bir şey var eğitimsizlik ve yoksulluk.

Biz Toplumun tamamına sevgimizi saygımızı toplumun tamamıyla aşımızı işimizi paylaşmak zorundayız. Onun için bu akşam burada hem madde bağımsızlığıyla ilgili, hem yoksullukla ilgili, hem eğitimsizlikle ilgili, hem de sevgisizlikle ilgili hepsini bir arada yaşadığıma inanıyorum.

Bu akşam sizlere de hitap etme fırsatı verdiği için sevgili dostum Canan Hanım’a çok teşekkür ediyor saygılar sunuyorum.

Hepimizse saygılar sunuyor iyi akşamlar diliyorum

İlyas TEKİN (Ümraniye Milli Eğitim Müdürü)

Benim Canan Hanım’ı tanıdığım çok uzun zaman oldu. Canan Hanım’ın davetlerini ne zaman çağırsa kaçırmıyorum. Telefon numarası cebimde kayıtlı. Beni aradığında bir sempozyum için Antalya’daydım. Not aldım Arayıp ulaşamadığında mutlaka geri dönüyorum.

Canan Hanım Zübeyir Beyi de burada andı kendisini hatırlamış olduk. Canan Hanım Sayın Kaymakamlarımıza da uğur getiriyor. Sayın Kaymakamım, Değerli Kaymakamım. Soyadı Kemelek yani melek gibi demek. Gerçekten kendisi melek gibi bir insan. Şu anda Osmaniye Valimiz. Biz İki defada ziyaretine gittik. Bir defasında 30 küsur kişiyle gittik. Ümraniye müzik öğretmenleri Korosunu da götürdüm. Çok güzel bir gece yaşadık.   

 İnşallah Sayın Kaymakamımız da sizin sayenizde uğurlu ellerinizde inşallah vali olur diyoruz.

Canan Hanım’ı tebrik ediyorum Sibel Hanım’ı tebrik ediyorum, Öğrencilerimizi tebrik ediyorum. Çok güzel bir oyun seyrettik. Aslında ben keşke getirseydim diyorum. Batman’dan bir haftadır yüz kız öğrenci konuğumuz var. Onları ağırlıyoruz. Bir haftadır sabah birlikte kahvaltı yapıyoruz. Akşam yemeğini beraber yedik. Bu akşam onları tiyatroya gönderdik. Dün tiyatroya gitmek istediklerini söylediler. Biz sinemaya gönderelim. Onlar ısrarla tiyatro dediler. Çok güzel anlar yaşıyoruz birlikte. Yani bildiğiniz gibi değil. Ah hep burada kalsak diyorlar. Şimdi keşke başka yere tiyatroya götüreceğimize buraya getirseydik diyorum. Buradaki programın içeriğini bilmiyordum. Onları buraya getirmediğime çok üzüldüm. Keşke bu oyunu izleselerdi.

Sayın Kaymakam Bey’in buyurduğu gibi Çekmeköy’de ve Ümraniye’de böyle bir sorun yok. Bu olmayacak anlamına gelmiyor. Bir kötü arkadaş her şeyi berbat edebilir. Ondan sonra da sonu belli. Onun için yol eğitimden geçiyor.

Ben Eğitime destek veren herkese teşekkür ediyorum. Canan Hanım’ı da yaptığı hizmetlerden dolayı kutluyor. Tebrik ediyorum. Gerçekten görüldüğü gibi çok değerli eğitime gönül veren bir insan. Derneğin ismi de güzel. Sizlere teşekkür ediyorum. Sibel Hanıma da ayrıca teşekkür ediyorum. Bizlerde her zaman yanınızdayız.  …

Ama Güzel Belediye Başkanlarımız var. Değerli kaymakamlarımız var. Zengin hayırseverlerimiz var. Okulda yaptırıyorlar, destekte veriyorlar. İnşallah sizlerin ve onların sayesinde bu güzel ülke Atatürk'ün hedef gösterdiği çağdaş uygarlık seviyesine ulaşacaktır.

Mukadder DOĞANAY (Lokman Hekim Sağlık Vakfı)

Sevgili Dostlar Canan’la beraber olunca duygulanmamak mümkün değil. Biraz önce söylenen şey çok doğru. Eğer yüreğinizde bir gönüllülük varsa biliyor musunuz?  Yaratan sizi bu tür insanlarla mutlaka karşılaştırıyor.  Bir bahane oluyor, vesile oluyor, çok problemli olduğunuz, bunaldığınız bir zamanda   sizin probleminizi çözecek elinizden tutacak birisi mutlaka oluyor.

Gönüllülük çok özel bir şey inanın. Ben 60 yaşındayım. 18 yaşımdan beri hayatım boyunca sivil toplum kuruluşlarında gönüllü olarak çalışıyorum. Bunu bana kimse söylemedi. Ama inanır mısınız? Orada aldığınız hazzı, onlarla geçirdiğiniz zamanın tadını başka hiçbir yerde bulamazsınız. Benim şimdi Gebze de 280 öğrencim var. Yemin ediyorum size bazen akşam eve o kadar yorgun gidiyorum ki. Dikkatinizi çekerim bu yaşta her gün 150 km yol gidiyorum.

Her akşam eve geliyorum. Ve kendi kendime diyorum ki artık kadın yeter.

Sen artık o yaşta değilsin Aklını başına topla. Yukarıdaki bazen beni uyarıyor.

Sabah kalkıyorum tekrar enerji topluyorum. O gözlerdeki ışığı görmek inanılmaz. Bu yaşanılan duyguların servetle karşılığı yok.

Yani el ele tutuştuğumuz zaman bizi yıkacak bir şey yok. Yıllarca çünkü hep şunu yaptık. Bir benden ne olur yani ben birileri bunları yapıyor. O birileri yanlışlar yaptı. Ve bu gün maalesef bu günlerdeyiz. Gün el ele tutuşacağımız gün dostlar. Özellikle rica ediyorum. Birbirimizin ellerinden mutlaka tutmamız gerekiyor. Bir şeylere artık sahip çıkmamız gerekiyor. Çocuklarımıza sahip çıkmamız gerekiyor onlara dokunun ne olur mutlaka dokunun.  O isyan eden çocuğun en önemli problemlerinden bir tanesi sevgisizlik. Biliyorsunuz ilgisizlik ve sevgisizlik. Ben inanıyorum ki yürekten verdiğimiz sevgiyle, ilgiyle el ele tutuşursak başaramayacağımız hiçbir şey yok.

Canan bunlarda bir tane örnek.

Hepinizin yürekliliğinizde o kadar iftihar ettim ki sizinle çocuklar.  Hepinizin alnınızdan öpüyorum.

Canan Hanım konuşmaların sonunda oyunun hazırlanmasına ve gecenin gerçekleşmesine katkısı olan tüm gönüllülere teşekkür ederek konukları kokteyl salonuna davet etti.

(Perizat AYDOĞDU  Türkiyenin 600 yıllık toplumsal bir içeriği ve mesaj verme kaygısı da taşıyan meddah geleneğinde ilk kez bir kadın olarak mendili, sopası ve tahta sandalyesiyle sahne alan oyunlarında hep sevginin önemini işleyen bir sanatçıydı. Sohbetlerinde herkesin birbirinin gözünü oymaya çalıştığı dünyamızda yaşamın her alanında insanlar arasında barış değil, kavga ve nefretin her geçen gün artığını söylerdi. Bu nedenle çalışmalarıyla insanlara sevginin hâlâ var olduğu mesajını verme çabasındaydı. Son çalışmasında, bir kadın gözüyle Beyoğlu'nda yaşayan semtin köylüsünü, kentlisini, yosmasını, tinerci çocuklarını anlatan  'Anlat Bana Pera' adlı gösterisiyle insanlara sevgi mesajlarını ulaştırıyordu.)

 

Konuşmalar sonrası Hüseyin SİPAHİ ve Eşi Canan Hanımla birlikte çocuklara günün anısına hazırlanan armağanları birlikte verdiler.

Canan Hanım oyunun hazırlanmasında emeği gecen gönüllülere teşekkür belgeleri vererek yeni projelerde kendilerini gene yanlarında görmek istediklerini bildirdi.

KOKTEYL

Kokteyl için dostlarımız Şükran&Sinem TURNA, Handan ALTIPARMAK ve velilerimizin özenle hazırladıkları ikramlar muhteşemdi. Konuklarımız her şey için teşekkür ederek ayrıldılar.

BASIN

 

 

Çekmeköy Gönüllüleri Derneği’nden anlamlı mesaj

06/02/2009  Flaş Haber Gazetesi

Çekmeköy Gönüllüleri Derneği (ÇGD), düzenlediği tiyatro oyunuyla anlamlı mesajlar verdi.  İlçe protokolünün de izlediği ve kaymakam Arslan’dan tebrik alan gösteri büyük ilgi gördü. Bugüne kadar yaptığı çalışmalarla örnek bir kurum hüviyetine kavuşan Çekmeköy Gönüllüleri Derneği, yine güzel bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Çekmeköy Gönüllüleri bünyesinde oluşturulan tiyatro grubunun düzenlediği oyun büyük beğeni topladı. Gençlerin kötü alışkanlıklardan uzak durması gerektiğini anlatan ve önemli mesajlarla dolu olan tiyatro gösterisi salonu tıka basa dolduran izleyiciler tarafından beğeniyle izlendi. Tiyatro gösterisi Çekmeköy protokolünü de bir araya getirdi.  
Gösteriyi İlçe Kaymakamı Mehmet Arslan, bölge jandarma komutanı, Taşdelen Belediye Başkanı Hüseyin Sipahi ve eşi Emine Sipahi, ÇEKSİAD yönetim kurulu üyeleri, CHP Ümraniye İlçe Başkanı Mehmet Yeşilyurt, işadamları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve vatandaşlar beğeni ile izledi. Gösteri sonrasında kaymakam Mehmet Arslan, sahneye çıkıp oyuncuları kutlayarak tebrik etti.  Çekmeköy’de bu gibi etkinliklerin olmasının önemine değinen Arslan, “Biz de elimizden geldiğince sizlere destek olacağız” dedi. Sahneye eşi Emine Sipahi ile birlikte çıkan Taşdelen Belediye Başkanı Hüseyin Sipahi de konuşmasında, Çekmeköy Gönüllüleri Derneği’nin örnek çalışmalarını her zaman takdir ettiğini söyledi. Kapanış konuşmasını yapan Dernek Başkanı Canan Oğuz ise tüm gönüllülere hitaben yaptığı konuşmada, “Bugüne kadar bize destek olan herkese teşekkür ediyorum. Çekmeköy Gönüllüleri Derneği sizlerle var” dedi.
Gürhan Demirtaş

 

eski Gazete

MÜTEVAZİ VE SEVGİ DOLU BİR YÜREK

4 Şubat 2009 Çarşamba günü Çekmeköy Gönüllüleri Derneği düzenlediği etkinlikle bir kez daha gönülleri fethetti. Özgür ve sorumlu olma bilinciyle insanları seven bir dernek ÇGD

 

Özgürlük, her rengi sevmektir.

Özgürlük, bütün engellere karşı koyaktır.

Özgürlük, hür olmaktır.

Özgürlük, birey olmaktır.

 

Özgürlük mücadelesinin bir çk ayağından biri Sivil Toplum Kuruluşlarıdır. Ülkemizde de azımsanmayacak ölçüde STK vardır. Çok olmasından ziyade bunların hangi işlevlerde bulunduğu önemlidir.

4 Şubat 2009 Çarşamba günü karşılaştığım iki arkadaşım Çekmeköy Gönüllüleri Derneği’nin düzenlediği bir etkinliğe katılacaklarını söyleyip benimde katılmamı söylediler ve katıldım.

                                                            

Etkinlik, Çekmeköy Özel Sezin Okulu’nda gerçekleşti. Akşam saat 19.30’da okuldaydık. Okulun giriş kapısından geçip içeri girdiğimizde, güzel, görkemli, öğrenciler için her şey düşünülerek yapılmış bir okulla karşılaştık. Bizden önce gelenlerin arasına karışıp, duvardaki resimleri ve yazıları inceledim.

Aklıma kendi okulum geldi. Biraz kıskandım. Çünkü otuza yakın yıldır görev yaptığım devlet okullarında, hep özlemini duyduğum bir okul vardı karşımda. Neyse uzatmayayım, biraz sonra gelen davetliler salona alındı ve on-onbeş dakika sonra etkinliğin başlayacağı söylendi. Etkinlik; Çekmeköy Gönüllüleri Derneği’nin kuruluşundan bu güne yana yaptığı çalışmaları içeren slayt gösterisi ile başladı.

Slâytlarda, derneğin ev hanımlarına yönelik el işleriyle ilgili faaliyetleri, okul dönüşü buraya gelen öğrencilerimizle yapılan etüt çalışmaları, yine bu öğrencilerle yapılan tiyatro, şiir vb. sanat faaliyetleri vardı. Etkinlik slâyt gösterileri ile bitmedi. Peşinden küçük yavrularımız sahneye çıktı ve büyük ağabey ve ablalarına taş çıkartacak türden uyuşturucu ve uyuşturucunun tehlikeleri, sonuçları ve ailelerin sorumluluklarının neler olduğunu orada bulunan ailelerin kafalarına vura vura oyunlaştırdılar.

Zaten tiyatro; “insanı insana, insanca anlatma sanatıdır.” Demiyor mu yazarımız? Oyunda aynen öyle oldu.

Oyunun bitiminde de ülkemizin bir başka yöresinde uyuşturucunun bir kolu olan tiner bağımlısı çocuklarımız ve bunların kurtulma isteklerini belirten anlatan bir film izledik.

 

Işıklar yandı, o güzel çocuklarımız tekrar sahneye çıktı. (Aslında onlar çocuk değil büyük birer kahramandır.) Hak ettikleri alkışları tekrar aldılar.

Derken sahneye, zayıf, kara-kuru fakat yüreği cesur, dayanışma ve gönüllülük ruhunu benimsemiş, karşılık beklemeden, yapılacak küçük fedakârlıklarla neler yapılabilineceğini bizlere gösterenlerden biri olan, çocuklarımızın oyunu hazırlamasını sağlayan, tiyatrocu genç bir kızımız çıktı. Kısa bir konuşma ile hangi yokluklar içinde bu çalışmaları gerçekleştirdiklerini anlattı. Ve sahneye asıl kahramanımızı davet etti. Sahneye yeni çıkan orta yaşlarda, orta boylu, yaptıkları ile övünmeyen, küçük ilçede büyük bir iş başaran, surlarla çevrili evlerin içinde yaşayanlar dışında da yaşayanların olduğunu fark eden,  o insanların çocuklarına annelik,  ablalık ve öğretmenlik yapan, mütevaziliğini sığdıramayacak denli sevgi dolu kocaman bir yüreği olan Mimar Canan Hanım’dı.

Canan Hanım, yine mütevazi davranarak konuşmasını kısa kesti.ve sırayla önce Çekmeköy Kaymakamı Mehmet Arslan, Taşdelen Belediye Başkanı Hüseyin Avni Sipahi ve Eşi, Ümraniye Milli, Eğitim Müdürü İlyas Tekin Bey çıktılar. Hepsi birere konuşma ile yapılan çalışmaları takdir ettiler.

İzlediğim iki saatlik etkinlik bu ülkede var olan; şura, bura yandaşı, trilyon dolarlık bütçelere sahip, her gün gazete, dergi ve TV’lerde by gösteren ve amacı sadece belli çevrelere hizmet olan STK’ların dışında, Canan Hanım ve arkadaşlarının oluşturduğu, toplumu kucaklayan, öteki sayılanlara sahip çıkan, halkı el ele tutuşturan, sevginin ve dayanışmanın neler yaratabileceğini gösteren ve bu amaçla STK’nı örgütleyen Mimar Canan Hanım ve onun gibiler desteklenmeli ve onların yanında yer alınmalıdır.     

Son söz; umarım bu etkinliği benimle birlikte izleyen, zaten destek verdiğini belirten Sn. Kaymakamımız, Ümraniye Milli Eğitim Müdürü Sn. İlyas Tekin ve Sn. Belediye Başkanı Hüseyin Sipahi daha fazla destek verir. Ve şanlı ülkemizin o anlı şanlı STK’ları yüreği büyük Canan Hanım’ı örnek alır.

Teşekkürler Canan Hanım…

Teşekkürler emeği geçen herkese…

Selim Hoca.

 

YORUMLAR

Adalet Sunar ATICI

ÇGD’nin Gençlik Çıkmazı Açılımının somutlaşıp, kamuoyuna arzı-ı endam etmeden önce, ben dernekte kendi çapımda ders veriyordum. Bu nedenle çocukların hemen hemen hepsini ve kapasitelerini biliyordum. Canan bana çocukların bir tiyatro gösterisi için çalışma yaptıklarından bahsettiğinde, sonucunun da amatörce olacağını tahmin ediyordum. Provalar sırasında da izleme fırsatım oldu, çocukları. Gösterinin yapılacağı dekorla birlikte de izledim ama açıkçası pek te iç açıcı bulmadım. Hepsi de çok güzel birer puzzle parçası idi, ama aralarında herhangi bir uyum yok idi.

            Bu arada, Sayın Yönetmenimiz Sibel Hoca’mızı da sık sık çileden çıkarttıklarına şahit oldum. Gösteriye dakikalar kala bizler hala eksikleri toparlamaya çalışıyorduk. Olmazları oldurmaya çalışıyorduk. Perdeleri diktirmeye, oyuncuların kostümlerindeki eksikleri tamamlamaya, diksiyonlarını düzeltmeye…..

Bilmiyorum profesyonel oyunlarda da süreç son ana kadar devam ediyor mu? Çünkü ben bastığı yeri görmek isteyen biriyim.Tabi bizim oyunumuzda bastığımız yeri görmek bir yana basıp basmadığımızın bile farkında değildik, en azından ben. Bu hengamede kendime ve gösteriye gelenlerle yaptığım sohbetlerde, oyuncuların çocuk olduğunu,2-3 haftadır çalıştıklarını çok fazla şey beklememelerini söyleyip durdum, ki kimselerin diline düşmeyelim. Üstelik te kokteyl için yapılacaklar olduğundan oyunu izlemeyecektim ve hazırlıklara yardım edecektim, nasılsa son derece zayıf bir oyun olacaktı.

Nedendir bilinmez oyunun ilk dakikalarında bir göz atmak istedim salona. Mine Öğretmen’le birlikte girdik salona, sıkılırsak kolayca dışarıya çıkabilelim diye de kapının önünde ayakta bekledik. Evet, oyun bittiğinde hala ayakta idim ve uzun zamandır bu kadar duygulanarak izlediğim bir oyun olmamıştı. Gözlerim doldu, konuşamadım, çıkamadım.

Sonra gözlerim salondaki izleyicileri selamlayan çocuklara takıldı. Evet, puzzlın parçaları birleşmiş ve bütünlük yakalanmıştı.Hepsini tek tek sevgiyle kucakladım, içimi ışıkla doldurdular, o ışık yollarını aydınlatsın hep, karanlık görmesinler. Ve Canan geldi sahneye. Ben bu kadar muazzam bir inanç sahip olan ve bu inancı gerçekleştirmek için ve bu kadar sade, basit, abartısız bir yol seçen nadir insan tanıdım. Canan onlardan birisi. Yaşamlarımız kesiştiği için mutluyum, Varol Canan…

Sevgili çocuklar sizler de var olun, yaşam yolunuz dikensiz güllerle dolsun.